Bu gece Londraya gidiyorum.
Kafamın üzerindek düşünce balonun içinde şu anda olanlar;
Yağmur, iyi müzik çalan güzel biralı barlar, bedava girilen müzeler, soldan akan arabalar, dönmedolap ve tarihi köprü, yeşil ve devasa büyük parklar, fish&chips, geniş caddelerde yürümek, bi ton hattı olan metro, we will rock you müzikali, notting hilldeki tasarım festivali, antropologie mağazası, ucuza iphone kapatabilme ihtimali..
Bakalım dönüşte neler olacak....
notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Kasım 2010 Cuma
2 Kasım 2010 Salı
koşmak ya da koşmamak
hani metronun uzun merdivenlerinde sağda dikilirsin önce. sonra metronun sesi gelir. anlarsın ki yakalama şansın var. sola geçer koşar adım inersin merdivenleri. metronun açık kapısını görür umutlanırsın. içeriye girmiş olanlar sana balık gibi bakarlar. boş boş. sen bi hışım kendini kapıya doğru savurursun.
senaryo 1 : diiit diye ses gelir ve kapı kapanır yüzüne. içeridekiler izledikleri filmin sonunu beğenmeyen insanlar gibi dudaklarını büker, süzerler gözlerini... haretet eden metroyla uzaklaşırlar. sense o bi anlık telaş durumundan neyse canım bi sonrakine bineriz durumuna geçersin, bişey olmamış gibi. tam o anda dönüp sağına baktığında az önce yanlarından rüzgar hızıyla indiğin sağ taraf tayfası gelir. gayet soğukkanlı bi şekilde yanında dururlar. ne varmış dimi koşucak der gibi süzerler seni. pek yüz vermeyip bu meydan okumaya diğer yöne döner 1 2 adım atar kalabalığa karışırsın.
senaryo 2 : metronun içine dalarsın. sakin sakin oturan herkes merakla sana bakmaktadır. bu da yetişti deyip bi sonraki yetişmeye çalışana gözlerini dikerler. ta ki metro hareket edip yetişemeyen bi avuç insanı süzene kadar.
senaryo 1 : diiit diye ses gelir ve kapı kapanır yüzüne. içeridekiler izledikleri filmin sonunu beğenmeyen insanlar gibi dudaklarını büker, süzerler gözlerini... haretet eden metroyla uzaklaşırlar. sense o bi anlık telaş durumundan neyse canım bi sonrakine bineriz durumuna geçersin, bişey olmamış gibi. tam o anda dönüp sağına baktığında az önce yanlarından rüzgar hızıyla indiğin sağ taraf tayfası gelir. gayet soğukkanlı bi şekilde yanında dururlar. ne varmış dimi koşucak der gibi süzerler seni. pek yüz vermeyip bu meydan okumaya diğer yöne döner 1 2 adım atar kalabalığa karışırsın.
senaryo 2 : metronun içine dalarsın. sakin sakin oturan herkes merakla sana bakmaktadır. bu da yetişti deyip bi sonraki yetişmeye çalışana gözlerini dikerler. ta ki metro hareket edip yetişemeyen bi avuç insanı süzene kadar.
12 Temmuz 2010 Pazartesi
Otostopçunun galaksi rehberi
Peki ya bu filmi çok seveceğimi içten içe bilmeme, hatta ilk sahnelerine bayılmama rağmen bi türlü sonunu getiremeden uyuyakalmam ?
26 Mayıs 2010 Çarşamba
iş tanımı
diyanet işleri bilgi işlem dairesi diye bişey var. ne tuhaf. mesela hacı seçim otomasyon sistemi projesinde çalışmak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)